Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar, blockchain dünyasına adım atan herkesin ilgisini çeken konular arasında yerini aldı.

Geleneksel yönetim anlayışını bir kenara koyan ve kararların insan eliyle değil kodlarla alınmasını sağlayan bu sistem, karmaşık bir yapıya sahipmiş gibi gelebilir. Fakat endişe etmenize gerek yok. Birkaç detaya hakim olmanız sistemin nasıl işlediğini öğrenmeniz için oldukça yeterli. 

Bu yazımda sizlere Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar yani DAO’lar hakkında bildiğim pek çok detayı, yatırımcı gözüyle, sade ve anlaşılır bir şekilde açıklayacağım. Edindiğiniz bilgiler sonrasında sistemin büyük bir kısmının nasıl işlediğini öğreneceksiniz.

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Nedir Ve Nasıl Çalışır?

Merkeziyetsiz otonom organizasyonlar nedir

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar, belirli bir amaç için bir araya gelen insanların kurduğu çarkın, insan eliyle değil dijital şekilde yürütülmesi anlamına gelir.

İş kurmak isteyen bir topluluk düşünün. Örneğin, finans projesi ya da yatırım fonu oluşturmak istesinler. Bu projede, geleneksel yöntemler tercih edilmesi durumunda tüm kararların bir yönetici ya da topluluk tarafından alınması gerekir. 

Topluluktan herhangi birinin fikrinin değişmesi ise durumu tamamen etkiler. Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar yani DAO’ların kullanılması halinde ise bir müdüre ya da yöneticiye ihtiyaç duyulmaz.

Mevcut sistem, kararların daha önce yazılmış olan kurallar doğrultusunda alınmasını sağlar. Blockchain üzerine yani kimsenin değişim yapamayacağı dijital sisteme yazılmış olan kurallar ise daha sonra yaşanabilecek fikir ayrılıklarının önüne geçer. Kafanızın karışabileceğini biliyorum.

Haklı olarak bu sistem neden bu kadar önemli diye düşünebilirsiniz. Daha somut bir şekilde açıklayacağım fakat öncelikle şunu bilmeniz gerekiyor. Söz konusu sistem kararların ortak bir şekilde alınması gereken tüm sektörlerde aktif olarak tercih edilebilir. 

Örneğin, yüzlerce kişiyle birlikte ortak bir fon kuruyor olabilirsiniz. Geleneksel yöntemleri tercih etmeniz halinde yatırım kararlarınız bir yöneticiye ya da topluluğa bağlı kalır. Kapalı kapılar ardında alınan kararlar ise kimi zaman hedefinizden uzaklaşmanıza neden olabilir.

Hangi alanda yatırım yapılacağı, zamanı ya da kimin söz hakkının daha fazla olacağı ise fikir ayrılıklarına neden olabilir. Bu durum zaman içinde şeffaflığı azaltır ve fonu riske atar. DAO’lar ise sistem üzerinden takip edilebilen şeffaf bir güven ağı oluşturur. 

Oluşan bu güven ağı, sistemin akışının bozulmasını engeller. İnsanlar birbirinin yatırım kaderini değiştirebilecek müdahalelerde bulunamazlar. Bu sayede herhangi bir fikir ayrışmazlığı çıkmaz ve her adım kolayca denetlenebilir.

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Blockchain Ekosisteminde Ne İşe Yarar?

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar, blockchain sisteminin en önemli parçalarından biri hâline gelmiş durumda.

Bu sistem, geleneksel kurumlarda gördüğümüz yönetim, karar alma ve fon dağıtım süreçlerini tamamen otomatikleştiriyor. Bugün, aktif olarak hizmet veren pek çok blockchain sisteminin, Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar tarafından yönetildiğini söyleyebilirim.

Yeni ürün lansmanlarından ödül miktarlarına, komisyon dağılımlarından yatırım oranlarına kadar pek çok aşamada aktif olarak kullanılan bu yapı güven ortamı sağlıyor. Fonların nereye aktarılacağı, hangi cüzdanların oy kullandığı ve nasıl bir yol izleneceği sistem üzerinden takip edilebiliyor.

Küresel katılımı da mümkün kılan söz konusu organizasyon, blockchain ekosisteminin büyümesine yüksek oranda katkı sağlıyor. Merkeziyetsiz olması ise katılımın fiziksel olmasının önüne geçiyor.

Böylece DAO’lar sayesinde dünyanın herhangi bir noktasından tek tuşla yatırım yapılabiliyor. Bu durum yatırımcı ağının gelişmesini, projelerin değer kazanmasını ve sürecin hızlı bir şekilde ilerlemesini sağlıyor demek mümkün.

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Nasıl Yönetilir?

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar, tümüyle akıllı sözleşmeler üzerinden ilerliyor. Bu yapıda CEO ya da yönetici topluluğu yer almıyor.

Yani mevcut proje, daha önce belirlenmiş olan kuralları içeren sistem üzerinden otomatik bir karar mekanizmasına bağlı. Yatırımcıların ‘Token’ adı verilen yönetim araçları bulunuyor. Bu tokenleri oy hakkı olarak düşünebilirsiniz.

Herhangi bir karar alınacağı zaman mevcut tokenler kullanılıyor ve oylama sonucuna göre adım atılıyor. Oy hakları, projelerin onayından strateji değişikliğine, yatırım kararından iş birliklerine kadar pek çok alanda söz hakkına sahip olduğunuzu gösteriyor.

  • Yönetim süreci açık bir şekilde şöyle ifade edilebilir; ilk aşamada bir teklif oluşturulur. Oluşturulan teklifin içeriği değişiklik gösterebilir. Kimi zaman yeni bir yatırım kararı kimi zaman ise mevcut kuralların değişimi için teklifte bulunmak mümkün.
  • Sonraki aşamada oylama başlar. Yeteri kadar oy kullanıldığında akıllı sözleşme kuralları çerçevesinde yeni karar alınır ve otomatik olarak uygulamaya geçer. 
  • Herhangi bir manuel işlem gerekmez. Sistem otomatik bir yapıya sahiptir. Bu durum insan hatasıyla karşılaşma riskini ortadan kaldırırken sistemin manipüle edilmesini de önler. 
  • Uygulanan işlemlerin tamamı blockchain üzerine kayıtlı olduğu için istenen zamanda denetim gerçekleştirilebilir. Kayıt altında tutulan bilgiler arkaplanda farklı adımların atılmasını da önler. 

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Yatırımcılar İçin Ne İfade Eder?

Bir yatırımcı olduğunuzu hayal edin. Herhangi bir projeye belirli miktarda maddi yatırım gerçekleştirecekken aklınızda güvene bağlı soru işaretleri oluşabilir.

Çünkü atacağınız her bir adım veya imza içeride bulunan yatırımınızı riske atabilir. Bu durumda ‘seçilmiş’ bir yöneticiye güvenmek akıllı bir sisteme güvenmekten çok daha zordur diyebilirim.

DAO’lar, yani Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar, bu aşamada aklınızda oluşabilecek soru işaretlerinin giderilmesini sağlar. Çünkü, DAO’lar ile yönetilen projelerde herhangi bir insana güvenmenize gerek yoktur.

Yatırım yapmadan önce kararlaştırılmış olan kurallara bakabilir, risk analizini kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Bu durum yüksek risk içeren yatırımlarda büyük oranda avantaj sağlar. Sistem otomatik, açık ve demokratik bir şekilde işlediği için daha kolay takip edilebilir.

Tüm bunların yanı sıra bir diğer avantajın ise söz hakkı olduğunu söylemek mümkün. Geleneksel sistemlerde maddi yatırımlarınız tamamıyla bir yöneticinin inisiyatifine kalır. Alınan kararlarda büyük ölçüde söz hakkınız yoktur.

Bunu bir nevi sonu görünmeyen bir tünel ya da boş kağıda atılan imza olarak düşünebilirsiniz. DAO’lar, hangi projelere yatırım yapılacağından fon dağılımlarına kadar şeffaflık içerir. Her bir adım topluluk kararlarıyla atıldığı için söz hakkı elinizdedir.

Yatırımınız elbette her zaman büyük miktarlarda olmak zorunda değil. Bu sistem, küçük yatırımcının da söz hakkına sahip olmasını sağladığı için değerli bir yere sahiptir.

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar İle Gelen Karar Alma Mekanizmaları

Merkeziyetsiz otonom organizasyonlar ile karar alma mekanizmaları

Blockchain ekosisteminde Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlarla ilk kez karşılaşan yatırımcıların, bilgi eksikliği sebebiyle maddi kayıplar yaşamaları ihtimaller dahilindedir.

Bu aşamada detaylı bir araştırma yapmak ve emin adımlar atmak gerekir. DAO’lar ile gelen karar alma mekanizmaları hakkında bilmeniz gerekenleri şöyle açıklayabilirim:

  • Her üyenin tokenleri bulunur. Bu tokenler ile sahip olunan haklar doğrultusunda yeni öneriler sunmak mümkündür. Teklif, yeni bir ürünün geliştirilmesinden ortaklıkların kurulmasına kadar pek çok alanda oluşturulabilir. Mevcut öneri herkese açık olacağı için ileriki aşamalarda ‘bu fikir nereden çıktı?’ sorusunu ortadan kaldırır.
  • Teklif, oluşturulduktan sonra hemen oylama aşamasına geçilmez. Öncelikle yatırımcılar tarafından tartışılır. Analizler tüm yatırımcılar tarafından incelenebilir ve finansal etkiler değerlendirilir.
  • Sonraki adımda blockchain üzerinden oylama başlatılır. Yatırımcılar sahip oldukları token miktarı kadar oy hakkına sahip olur.
  • Oylama tamamlandıktan sonra değerlendirme tamamen otomatik sistem üzerinden tamamlanır. Daha önce yazılmış kurallar doğrultusunda hangi kararın alınacağı belirlenir.
  • Yapılan akıllı sözleşme doğrultusunda protokol güncellenir ve yeni süreç başlar.

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Ve Akıllı Sözleşmelerin Rolü

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonların işleyişinin temelinde akıllı sözleşmeler yer alır. Bir yatırımcı olarak baktığınızda, bu sistemin sadece yeni bir topluluk yapısından çok daha fazlası olduğunu görebilirsiniz.

Çünkü, arka planında çok büyük bir dijital altyapı bulunur. Sistemin temelinde yer alan akıllı sözleşmeler, ‘insandan bağımsız’ ilerlemeyi mümkün kılar.

Akıllı sözleşmeleri bir nevi dijital yürütme ve yargı aracı olarak düşünebilirsiniz. Örnek vermem gerekirse; oylama doğrultusunda yeni bir karar alındığında fonun cüzdana aktarılması ya da projenin yön değiştirmesi tamamen kodların kontrolündedir.

İnsanların karar almasını, sürecin yavaş bir şekilde işlemesini beklemeyi ortadan kaldıran bu sözleşmeler, sanılandan daha önemli bir yere sahiptir. Yatırımın büyük ya da küçük olmasından bağımsız, prosedür hatalarına takılmayı önler.

Her şey önceden bellidir, alınan kararlar kurallar doğrultusunda alınır. Atılan tüm adımlar sistem üzerinden gerçekleştirildiği için kayıtları bulunur. Mevcut kayıtlar daha sonra incelenebilir, kimin hangi oyu kullandığı bilgisine ulaşılabilir. 

Tüm bunların yanı sıra söz konusu sözleşmelerin bir güvenlik katmanı sağladığını da söylemek mümkündür. Fonların, yalnızca daha önceden alınan kararlar doğrultusunda hareket ettirilebilmesi, kötü niyetli yaklaşımların önüne geçer.

Kişisel çıkarlar doğrultusunda ilerlemeyi engeller. Bu durum ise yönetici hatalarından ya da ekstra müdahalelerden meydana gelebilecek maddi kayıpların ekarte edilmesini sağlar. 

Vladimir Lenin’in de dediği gibi: ‘Güven iyidir, kontrol daha iyidir.’ Bence bu söz, DAO’ların içerdiği akıllı sözleşmelerin mantığını eşsiz bir şekilde özetler. 

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Geleneksel Şirketlerden Nasıl Farklıdır?

Geleneksel şirketler ve Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonların birbiriyle uzaktan yakından bir alakası yoktur.

Bu iki sistemi birbirine yakın görmek yapılabilecek en büyük hatalardan olabilir. Çünkü, DAO’lar ve geleneksel şirket anlayışı hem işleyiş hem de karar mekanizması açısından birbirinden güçlü bir şekilde ayrılır.

Bu ayrımın temelinde, merkezi otoritenin ortadan kaldırılması bulunur. Geleneksel şirketlerde yönetici vazgeçilemez bir yere sahiptir. Son söz yöneticinin ağzından çıkar, kararlar yöneticiler tarafından alınır ve yatırımcıların çoğu zaman büyük oranda müdahale hakkı yoktur.

Zaman zaman çıkar çatışmaları yaşanır ve yatırımlar risk altına girebilir. Stratejik kararların hiyerarşik düzende alınması ise çoğu zaman tat kaçırıcı olabilir.

Gizlilik gereğince tüm belgelerin ulaşılabilir olmaması ise sürecin ne kadar şeffaf olduğunu sorgulatır. DAO’lar ise tam olarak bu noktada geleneksel şirketlerden ayrılır. CEO, müdür ya da yönetici topluluğu bulunmaması başlı başına en net ayrımı gösterir.

Alınan kararlar bir kişinin inisiyatifine bağlı değildir. Hiyerarşik düzenden çok, token sahiplerinin oylarına bağlı olarak şekillenen demokratik bir yapı bulunur. Mutlak gücün olmaması çıkar çatışmalarını engeller.

Herkes yatırım oranı fark etmeksizin benzer söz hakkına sahiptir. Alınan kararlar ‘mutlak gücün’ kararı doğrultusunda değişmez. İzlenecek belirli bir yol, otomatik sözleşmeler ve yazılı kurallar vardır. Bu durum tüm işleyişi otomatik ilerletir ve manipülasyon ihtimalini minimize eder.

DAO’ların yatırımcılara sağladığı üst düzey şeffaflık, geleneksel şirketlerde kolayca görülemeyen avantajlardan bir tanesidir. İzlenecek her finansal hareket, oylamalarla belirlendiği için demokrasiden söz edilebilir.

Bu durum arkaplanda çeşitli oyunların oynanmasını engeller. Mekanizmanın izlenebilir ve sorgulanabilir olması bu iki yapının birbirinden ne kadar farklı olduğunu bir kez daha gözler önüne serer.

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar İçin Hukuki Ve Regülasyonel Çerçeve

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlara doğru yönelen yatırımcıların hukuki ve regülasyonel çerçeveyi de göz önünde bulundurmaları gerekir.

Çünkü DAO’ler her ne kadar uçsuz bucaksız bir teknik yapıya sahip olsa da günümüzde hiçbir hukuk sistemi bu organizasyonu tam anlamıyla kapsayamaz. Merkeziyetsizliğin göz önüne alınması, insan deneyimlerinin izlenmesi atılan adımlarda güvenliğin artmasını sağlar.

Geleneksel şirketlerde bir yöneticinin ya da tüzel kişiliğin bulunması bu aşamada daha güvende hissetmenize neden olabilir. DAO’larda kararlar topluluk tarafından alındığı için tek bir kişi üzerinden ilerlenmez.

Bu durumun beraberinde sorumluluk paylaşımını getirdiğini unutmamanız önemli. Yatırım gerçekleştirmeden önce DAO’nun faaliyetlerini incelemeniz ve platformun hukuki geçmişini analiz etmeniz sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlayabilir.

Başarılı Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Örnekleri

Merkeziyetsiz otonom organizasyonlar örnekleri

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonların nasıl faaliyet gerçekleştirdiğini anlamanın en kolay yolu, başarılı örnekleri incelemektir.

Çünkü insan beyni başarıyı gördüğünde kendinin de neler yapabileceğini algılar. Bugün blockchain dünyasına baktığımızda önemli bir yere sahip olan pek çok örnekten bahsetmek mümkün.

  • MarkerDAO, herkes tarafından bilinen örneklerden bir tanesidir. DeFi dünyasının önde gelen projelerindendir ve kripto parasının yönetimini topluluğun kendisine bırakmasıyla bilinir. MakerDAO’nun mevcut sisteminde, topluluk sadece oylama yaparak kararlar almaz, finansal aşamalarda çeşitli politikaları da değiştirebilecek güce sahiptir.
  • Faiz miktarları, teminatların yapılandırılması ve risk parametreleri gibi önemli konular, yönetişim tokeni sahipleri tarafından belirlenir. Mevcut güç, yatırımcıların pasif fon sağlayıcıdan daha çok, sistemin devamlılığında kritik role sahip olduklarını hissettirir.
  • Uniswap DAO ise bir diğer başarılı örnek olabilir. Dünyanın önde gelen merkeziyetsiz borsalarındandır. Platform, tamamen token sahipleri tarafından yürütülür. Ücretler, fon dağılımları ya da yeni yatırımların tamamında token sahipleri söz hakkına sahiptir. Müdür yerine topluluk kararları önemsenir. Ortak çıkarlar ise alınan kararların daha doğru ve kazançlı olmasını sağlar.
  • NFT alanında başarılı örneklerden biri de ApeCoin DAO’dur. ApeCoin DAO, marka stratejilerinden ekosistem gelişim fonlarına kadar karar alma yetkisini topluluğa bırakır. İzlenen yol, geleneksel markalardaki karar sürecindeki aksaklıkların ortadan kalkmasını sağlar. Bir öneri topluluk tarafından onay aldığında akıllı sözleşmeler devreye girer ve süreç sistem üzerinden otomatik ilerler.

Bu örneklerin birleştiği temel nokta, DAO kavramının yalnızca teoride değil, pratikte de yoğun bir şekilde uygulanmasıdır.

Çünkü her ne kadar başarılı olmak istenirse istensin, ortak çıkarlar da olsa yalnızca insanlarla ilerleyen yönetim süreci ne yazık ki zaman kaybına neden olabilir. Bu başarı örneklerinin her biri farklı bir alanda faaliyet gösterse de temel amaç ortaktır:

Tek bir kişinin değil, topluluğun yönettiği şeffaf bir organizasyon yapısına sahip olmaları başarı yolunda attıkları en büyük adımdır. DAO dünyasına adım atmak isteyen yatırımcıların bu örnekleri incelemeleri ve kritik noktaları göz önünde bulundurmalarını öneririm.

Gelecekte Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar Nasıl Şekillenecek?

Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonlar, yani DAO’lar, ilerleyen zamanda yalnızca blockchain alanında faaliyet göstermek isteyenler tarafından değil, çok daha geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından benimsenecek.

Bugün ağırlıklı olarak finans ve NFT projelerinde kullanılıyor olsa da gelecekse pek çok sektöre yayılım göstereceğini söylemek öngörülebilir bir gerçek. Bu öngörü, DAO’ların sağladığı güven, otomasyon ve merkezi otoriteye bağımlılığın ortadan kalkması avantajlara dayandırılabilir.

Bana kalırsa, DAO’lar teknik açıdan da daha akıllı ve verimli hâle gelecek. Yapay zekâ destekli oylama sistemleri geliştikçe, risk ve getirilerini otomatik analizleri daha fazla detay kazanacak.

Bu durum, yatırımların daha kısa süre içinde değerlenmesini sağlayacak. Aynı zamanda kör atışları da önleyecek. Hukuki ve regülasyonel açıdan da önemli gelişmeler beklediğimi söylemem mümkün.

DAO’lar çoğu ülkede resmi bir tüzel kişiliğe sahip olmasa da gelecekte Merkeziyetsiz Otonom Organizasyonları tanıyan hukuki standartlar getirilebilir. Bu durum fonların büyümesini, daha fazla yatırımcının DAO sistemine olumlu bakmasını ve elbette güvenin artmasını sağlayacaktır.

Malcolm X’in sevdiğim bir sözü var. ‘Gelecek ona bugünden hazırlananların olacaktır.’ Her gün değişen ve teknolojiyle evrilen bir dönemde değişime ayak diremek mantıklı bir adım olmayabilir.

Bu nedenle her ne kadar yeni sistemler hakkında kısıtlı bilgiye sahip olsanız da yeniliğe tamamen kapalı olmamanızı tavsiye ederim. Böylece profesyonelleşmiş topluluklar tarafından yönetilen, demokratik ve şeffaf organizasyonların bir parçası olabilirsiniz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

Anıl UZUN