Neobankalar Ve Challenger Bankalar Küresel Başarı Örnekleri
neobankalar ve challenger bankalar hakkında küresel başarı örneklerini konuşacağız. Finans sektörü, her geçen gün değişen koşullarla birlikte gelişim gösteriyor.
Durum böyleyken birçok yatırımcı yüzünü maliyetli bankacılıktan çeviriyor. Müşteri odaklı, dijital ve daha aktif bir yere odaklanıyor.
Yatırımcılar için yeni ve güvenilir olan yön ise neobankalar ve challenger bankalar oluyor. Peki, bu ne demek? Oldukça uzak olduğumuz ve birçoğumuzun anlamını bilmediği bu iki kavram, fiziksel şubelerden bağımsız bir şekilde bankacılık hizmeti almayı ifade ediyor.
Tamamıyla dijital bir altyapıya sahip olan neobankalar ve challenger bankalar, bankacılığı uğraş gerektiren bir alan olmaktan kurtarıyor.
Daha esnek ve kolay anlaşılır hâle getiriyor. Küresel alana baktığımızda bizlere son derece garip gelen bu durumun pek çok başarılı örneğini görmemiz mümkün.
Örneğin ↵ Avrupa’da hizmet veren Revoult ve N26, Amerika’daki Chime ve Asya’da kullanılan WeBank bu başarılı örnekler arasında bulunuyor. Neden bu kadar başarılılar noktasında bireysel hizmetlerinin yanı sıra yatırımcılara sağladıkları avantajlar öne çıkıyor.
Bu yazımda sizlere neobankalar ve challenger bankaların sağladığı avantajlardan ve sundukları hizmetlerden bahsedeceğim. Öğreneceğiniz bilgiler sayesinde geleneksel bankacılık anlayışına dair düşüncelerinizde de çeşitli değişimler olacak. Hazırsanız başlayabiliriz.
Neobankalar Ve Challenger Bankalar Nedir Ve Nasıl Ortaya Çıktı
Neobankalar ve challenger bankalar, klasik bankacılık anlayışının bir alternatifi olarak ortaya çıktı. Fiziksel olarak şubeye gitmek ve uzun prosedürlerle uğraşmak herkes için gerçekten yorucu olabiliyor.
Bu durumda yeni nesil bankacılık anlayışının beraberinde getirdiği mobil uygulamalar pek çok açıdan avantaj sağlıyor. Örneğin, bu dijital sistem sayesinde şubeye gitmeden para transferi gerçekleştirilebiliyor.
Neobankalar ve challenger bankalar arasında bazı farklar bulunduğunu da unutmamak gerekiyor. Mesela Neobankalar genellikle tamamen dijital çalışıyor ve duruma göre başka bankaların alt yapısını kullanabiliyorlar.
Challenger bankalar ise çoğunlukla kendi sistemlerini kullanıyorlar ancak burada dikkatinizi çekmek istediğim bir kısım var. Challenger bankalar doğrudan geleneksel bankalara rakip olmayı hedefliyor. Ancak her iki yapı da kullanıcıyı yormayan bir bankacılık hizmeti sunma noktasında buluşuyor.
Neobankalar Ve Challenger Bankalar Geleneksel Bankaları Nasıl Zorluyor
Geleneksel bankalar, uzun yıllardır herkesin alışagelmiş olduğu bir düzen üzerinden ilerliyor. Fiziksel şubeler, uzun sıralar, imza süreçleri ve sözleşmeler sistemin doğal bir parçası olarak kabul ediliyor. Durum böyle olunca elbette birçok kişi uzun ve meşakkatli olan bu süreçten keyif almıyor.
- Neobankalar ve challenger bankalar ise bu kuralları tamamen yeniden yazıyor. Pek çok müşterinin hayalini kurduğu, zahmetsiz bankacılık sistemini devreye sokuyor. Artık kullanıcılar neobankalar ve challenger bankalar sayesinde dakikalar içinde yeni bir hesap açabiliyorlar. Üstelik bu süreçte herhangi bir şubeye gitmelerine ya da günlerce onay beklemelerine gerek kalmıyor.
- Masraflar açısından değerlendirdiğimde de bu durumun pek çok avantajı olduğunu söyleyebilirim. Geleneksel bankalarda genellikle hesap işletim ücretleri ya da beklenmedik kesintiler olabiliyor. Neobankalar ve challenger bankalar ise müşterilerin beklenmedik ödemelerle karşılaşmasının önüne geçiyor. Kullanıcılar, ödedikleri her ücreti anlık olarak görebiliyorlar.
- Tüm bu işlemlerin tek bir uygulama üzerinden yönetilebilmesi de neobankalar ve challenger bankaların güçlü olduğu taraflar arasında bulunuyor. Kart yönetiminden harcama takibine, bildirimlerden limit ayarlarına kadar her şey tek ekrandan yürütülebiliyor. Kullanıcılar bankaya göre hareket etmek zorunda kalmıyor, bankalar kullanıcılara uyum sağlıyorlar.
Bu sistem geleneksel bankalar üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Çünkü artık sadece faiz oranları ya da ürün çeşitliliği ekstra bir avantaj sağlamıyor.
Deneyim de işin içine girdiğinde geleneksel bankacılığın yerini neobankalar ve challenger bankalar alıyor. Genele bakıldığında ise dijital dönüşüm bir seçenek olmaktan çıkıyor ve zorunluluk haline geliyor.
Küresel Pazarda Neobankalar Ve Challenger Bankalar Neden Hızla Büyüyor
Neobankalar ve challenger bankaların küresel alanda bu kadar hızlı büyümesi aslında hiç de şaşırılacak bir durum değil.
Tam aksi, yıllardır süregelen ihtiyaçların ve kullanıcı taleplerinin doğal bir sonucu diyebilirim. Çünkü dünyanın neresinde olunursa olunsun, kullanıcıların tamamı finansal işlemlerini sorunsuz bir şekilde tamamlamak istiyor.
Herhangi bir zaman kaybı, kargaşa ve ekstra ödemeler herkesin canını bir hayli sıkıyor. Bu beklenti ise geleneksel bankacılık anlayışının artık kullanıcıların ihtiyaçları başarılı bir şekilde karşılaşamadığını gösteriyor.
Bu yüzden yeni yaşam tarzı ve insanların talepleri büyümenin en büyük sebebi demek doğru olacaktır. İnsanlar artık alışverişten yatırıma, fatura ödemelerinden tasarruf işlemlerine kadar her işlerini telefon üzerinden hallediyorlar.
Bahsettiğim durum ise bankacılığın masa başından veya şubeden ilerlemesinin ne kadar zor olduğunu göz önüne seriyor. Neobankalar ve challenger bankalar ise tamamen mobil odaklı bir hizmet veriyor.
Sahip oldukları yapı, kullanıcı deneyimini üst seviyeye çıkarıyor. Bir diğer önemli faktör ise maliyet avantajı oluyor. Fiziksel şubelerin ve yüksek operasyonel giderlerin olmaması neobankalar için söz konusu bile değil. Bu durum da kullanıcı lehine bir senaryoyu ortaya çıkarıyor.
Müşteri Deneyiminde Neobankalar Ve Challenger Bankalar Nasıl Avantaj Sağlıyor
Neobankalar ve challenger bankaların kas gücünün en fazla olduğu alanların başında müşteri deneyimi bulunuyor. Birçok kullanıcı için bu yapıların tercih edilme sebebinin faiz oranı ya da kampanyalar olmadığını açıkça söyleyebilirim.
Çünkü sundukları sade ve strese sebep olmayan bankacılık deneyimi her şeyin önüne geçiyor. Müşteri deneyiminde neobankalar ve challenger bankaların nasıl bir avantaj sağladığını şöyle açıklayabilirim:
- Bu yeni iki sistem, kullanıcıları yormayan bir arayüze sahip. Karmaşık menüler, gereksiz adımlar vehayut teknik terimler bulunmuyor. Tüm bunların yerine herkesin anlayabileceği kadar kolay bir yapı kullanılıyor. Sisteme girdiğiniz an hesap bakiyenizi, limitlerinizi ya da harcamalarınızın durumunu net bir şekilde görebiliyorsunuz.
- Hesap açmak geleneksel bankacılıkta gerçekten uzun bir süre alabiliyor. Şube ve evrak işleri hem ekstra zaman kaybına neden oluyor hem de günlük hayatı aksatıyor. Neobankalar ve challenger bankalar ise işlemleri hızlandırarak zamandan tasarruf etmeye yardımcı oluyor.
- Söz konusu yeni sistemde, yapılan her harcama anında bildiriliyor ve otomatik olarak kategorilere ayrılıyor. Bu durum ‘paramı nereye harcadım?’ sorusunu ortadan kaldırıyor. Kullanıcılar bütçelerini kontrol altında, kendilerini ise güvende hissediyorlar.
- Neobankalar ve challenger bankalar, kullanıcı alışkanlıklarını analiz ediyor ve çeşitli uyarılarda bulunuyor. Harcama alışkanlıklarınız dışında herhangi bir işlem gerçekleştiriliyorsa sistem anında uyarı veriyor.
- Kart dondurma, yurt dışı kullanımı ve limit belirleme işlemleri tek tuşla gerçekleştirilebiliyor. Kullanıcılar, güvenlik konusunda bankaya bağımlı kalmıyorlar. Kaba tabirle direksiyon bankanın değil kullanıcının elinde oluyor.
Saydığım tüm bu avantajlar, bankacılık işlemlerini zahmetli bir süreç olmaktan çıkarıyor.
Neobankalar Ve Challenger Bankalar İçin Regülasyonların Rolü
Kuralların olmadığı bir yerde düzenden bahsetmek neredeyse imkansız. Çünkü insanlar doğru alınan kurallar sayesinde pek çok işlerini güvenli bir şekilde yerine getirebiliyor. Bu durum bankacılık işlemlerinde de oldukça önemli bir yere sahip.
Finans dünyasında ne kadar başarılı ya da deneyimli olursanız olun belirli kurallar dışına çıkmamanız gerekiyor. Çünkü doğru bir şekilde benimsenen her bir kural, sürdürülebilir büyümenin ve kazanç artışının kapısını aralıyor.
Bu noktada regülasyonlar, neobankalar ve challenger bankalar için bir engel olarak görülse de aslında güven temelini atılıyor. Lisanslar, sermaye kuralları ve kara para ile mücadele adımları, kişilerin belirli standartlara göre hareket etmelerini sağlıyor.
Bu durum beraberinde güvene dayalı bir sistemin olmasını sağlıyor. Öte yandan regülasyonların ülkeden ülkeye farklılık gösterebileceğini de unutmamak gerekiyor. Regülasyonlar ülke bazı değişim gösterebileceği için neobankalar stratejik bir hamle yapıyor.
Bazıları tamamen kendi lisansını kullanırken bazıları ise bankalarla iş birliği içinde çalışıyor. Böylece ortaya çıkabilecek çeşitli risk faktörleri de minimuma indirgeniyor.
Neobankalar Ve Challenger Bankalar Teknoloji Kullanımında Nasıl Fark Yaratıyor
Neobankalar ve challenger bankaların, geleneksel bankaların oyununu bozan tarafı bu noktada kendini gösteriyor. Çünkü bu kurumlar, teknolojiyi işleyişlerinin merkezine koyuyor ve sonradan eklenen bir araç olarak görmüyor.
Geleneksel bankalar, yıllardır kullandıkları eski sistemleri üzerinden faaliyet gerçekleştirmek zorunda kalırken neobankalar ve challenger bankalar ise sıfırdan bir altyapıyla çalışıyorlar.
Bulut tabanlı sistemleri, sürece hem hız hem de maliyet avantajı sağlıyor. Bu durum kullanıcıların daha az masrafla daha fazla işlem yapabilmelerine olanak tanıyor. Teknoloji kullanımının getirdiği bir diğer önemli fark ise veriye bakış açıları oluyor.
Neobankalar kullanıcıların davranışlarını anlık olarak yorumlarken geleneksel bankalarda durum böyle değil. Harcama özetleri ve kişiselleştirilmiş finansal öneriler bu noktada oldukça avantajlı görülüyor diyebilirim.
API tabanlı mimariden de bahsetmek istiyorum. Bu mimari, sisteme farklı finansal uygulamaların kolayca entegre edilmesini sağlıyor. Yatırım platformları ya da muhasebe yazılımlarıyla kurulan bağlantı, tek ekranla birçok işlem yapabilmeyi mümkün kılıyor.
Gelişmekte Olan Ülkelerde Neobankalar Ve Challenger Bankalar Ne Kadar Yaygınlaşıyor
Gelişmekte olan ülkelerde pek çok insan geleneksel bankacılık sistemlerine erişemiyor. Yani şubeye gidemiyor, yeni hesap açamıyor ve paralarını istedikleri şekilde kullanamıyorlar.
Bu durum aslında olumsuz gibi görünse de gelişmekte olan ülkelerde neobankalar ve challenger bankaların yaygınlaşması için son derece olumlu bir faktör. Peki, neden?
Şöyle düşünün: Sıfırdan bir ev yapmak mı daha kolaydır yoksa temeli sağlam olmayan binaya yeni bir kat çıkmak mı? Cevabınız sıfırdan ev yapmak ise son derece doğru bir bakış açısına sahip olduğunuzu söyleyebilirim.
Gelişmekte olan ülkelerde yavaş yavaş benimsenen geleneksel bankacılık sistemlerinin yerini, dijital sistemler alıyor. Çünkü insanlar geçmişten gelen bir alışkanlığa sahip değiller. Bizlerin alışkın olduğu banka süreçleri, evrak işleri ya da hesap işletim ücretleri onların hayatında büyük bir yer kaplamıyor.
Durum böyle olduğundaysa tıpkı ev benzetmesinde söylediğim gibi sıfırdan bir konut inşa etmek, temeli sağlam olmayan yapının üstüne kat çıkmaktan çok daha kolay oluyor.
Akıllı telefon kullanımının artış göstermesi de gelişmekte olan ülkelerde neobankalar ve challenger bankaların benimsenmesini kolaylaştırıyor.
Artık dünyanın hangi noktasında olursanız olun birkaç dakika içinde internet üzerinden banka hesabı açabilirsiniz. Yani bu yeni bankacılık anlayışı, fiziksel eforu neredeyse sıfırlıyor. Bir diğer bahsedebileceğim konu ise güven.
İlk bakışta dijital bankalara duyulmayan güven, zaman içinde görülen şeffaflıkla ortadan kalkıyor. Çünkü insanlar sistemin ne kadar şeffaf olduğunu fark ettiklerinde hem kendilerini güvende hissediyor hem de merkeziyetsiz işlemlerin hayatlarını ne kadar kolaylaştırdığının farkına varıyorlar.
Hayat kolaylaştırmak demişken şunu da eklemek istiyorum. Gelişmekte olan ülkelerde neobankalar ve challenger bankaların yaygınlık göstermesinin sebeplerinden biri de sistemin sunduğu esneklik. Çünkü bu yapılar, yerel ihtiyaçları göz önünde bulundurarak ürünler ortaya koyabiliyorlar.
Küçük ölçekli krediler, hızlı para transferi olanakları ve mikro tasarruf imkanları, gelişmekte olan ülkelerde yaşayan insanların karşı koyamayacağı bir hâl alıyor. Eminim siz de bu durumda tercihinizi gelenekselden değil, modern olandan yana kullanırsınız.
Finansal Kapsayıcılıkta Neobankalar Ve Challenger Bankalar Etkili Mi
Bu soruya oldukça kısa bir yanıt vererek başlamak istiyorum. Evet, tahmin ettiğinizden çok daha etkili. Hatta bazı ülkelerde, finansal kapsayıcılığı mümkün kılan ana faktörlerden biri haline geldiğini bile söyleyebilirim.
Kulağınıza çok farklı ve anlamsız geliyor olabilir. Ancak challenger bankalar, sistemin dışında kalan pek çok insana geleneksel bankalardan çok daha kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar.
Söz ettiğim durumun temel sebebini aslında hepimiz biliyoruz. Sizler hiç, geleneksel bankacılıkta düzenli gelire, maaşa veya kredi geçmişine bakılmadan herhangi bir olanak sunulduğunu gördünüz mü?
Gelişmekte olan ülkelerde ne yazık ki düzenli bir gelire sahip olmayan insanlar büyük bir gerçekliğe sahip. Durum böyleyken geleneksel bankacılıkta sistemin dışında kalmamaları imkansız hale geliyor. Yeni nesil dijital bankacılık anlayışı ise bu kitleleri sistemin içine almayı başarıyor.
Finansal kapsayıcılıkta neobanakalar ve challenger bankaların etkisini şöyle sıralamak istiyorum:
- Asgari bakiye zorunluluğu koymadıkları için isteyen herkes hesap açabiliyor.
- Kimlik doğrulama süreçleri dijital olarak gerçekleştiriliyor. Ekstra efor harcamaya ya da bir yere gitmeye gerek kalmıyor.
- Geleneksel kredi skorlarının yanıltıcı etkisi burada söz konusu bile değil. Çünkü davranışsal verilere bakılarak mikro krediler verilebiliyor.
- Para gönderme ve alma işlemleri hızlı bir şekilde gerçekleştiriliyor.
Bu faktörleri genel bir bakış açısıyla değerlendirdiğimde söz konusu yapının finansal okuryazarlığı artırdığını da ekleyebilirim.
Çünkü her bir bildirim, işlem ve dijital takip, sisteme dair birçok şeyi öğrenmeye yardımcı oluyor. İnsanlar harcamalarını sayısal olarak anında takip edebildikleri için daha bilinçli bir harcama sürecine giriyorlar.
Başarılı Neobankalar Ve Challenger Bankalar Hangi İş Modellerini Kullanıyor
Başarılı olmak istiyorsanız bilirsiniz ki her zaman birkaç yol ve hedef söz konusudur. Bu durum neobankalar için de geçerli. Çünkü tek tip bir iş modeli, beraberinde başarıyı getirmiyor.
Başarılı neobankalar ve challenger bankalar bu noktada pek çok yaygın modellerden yararlanıyorlar. Bu modelleri sizlere en temel şekilde şöyle açıklayabilirim:
- Freemium modelini herkes mutlaka bir kez duymuştur. Bu modelde, temel bankacılık hizmetleri ücretsiz olarak sunuluyor ancak bazı özellikler için abonelik sistemi getiriliyor. Freemium, müşterileri resmen sisteme çekiyor ve kullanıcı deneyiminin artmasını sağlıyor.
- Ekosistem odaklı yaklaşım da bir diğer dikkat çeken model oluyor. Neobankalar sadece para gönder, çek ya da talep et hizmetlerini sunmuyor. Kripto, bütçe yönetimi, yatırım ve sigorta gibi temel bazı ihtiyaçlar da bu platformlar üzerinden yürütülebiliyor. Durum böyle olunca pek çok insan, parça parça işlem yapmak yerine ellerinin altında bulunan sistemi aktif olarak kullanıyor.
Yatırımcı gözüyle değerlendirdiğimde her iki sistemin de sunduğu avantajları asla göz ardı edemem. Çünkü bu özellikler sayesinde saniyeler içinde milyonlarca kullanıcıya ulaşabiliyorlar ve söz konusu durum küresel başarıları mümkün hale getiriyor.
Gelecekte Neobankalar Ve Challenger Bankalar Finans Ekosistemini Nasıl Şekillendirecek
Geleceğe dair bir bildirimde bulunmam gerekiyorsa size şunu söylemek istiyorum: ilerleyen yıllarda neobankalar ve challenger bankalar bence bir alternatif olmaktan çıkacak.
Bu ne demek? diyor olabilirsiniz. Geleneksel bankaların karmaşık ve yavaş yapısı artık insanların dayanamayacağı bir noktaya evrilecek.
Gelişmekte olan ülkelerdeki insanların da bu yeni sisteme geçmesiyle birlikte neobankalar ve challenger bankalar bambaşka bir boyut kazanacak. Şu değişimleri daha net bir şekilde göreceğiz:
- Bankacılık ürünleri daha modüler bir hâl kazanacak.
- Kullanıcılar profesyonel finans hizmetlerini uygulamalar üzerinden alabilecek.
- Şube kavramı tamamen ortadan kalkacak.
- Yapay zekâ destekli finans asistanları yaygınlaşacak ve benimsenecek.
- Finans ve teknoloji arasındaki sınırlar ortadan kalkacak. Sistemin beraber ilerleyen iki parçası haline gelecekler.
Ancak teknoloji her ne kadar olumlu bir süreci beraberinde getirecek olsa da riskin her zaman var olduğunu unutmamanız önemli. Bir sonraki yazımda yeni bir konu ve bakış açısıyla görüşmek üzere…
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,
Anıl UZUN



