Harcama Alışkanlıklarının Psikolojisini Anlamak

Harcama Alışkanlıklarının Psikolojisini Anlamak finans konusunda birçok probleminde çözülmesine temel oluşturabilir.

Bireysel olarak oluşturulan ekonomik eylem planının en önemli konusu para harcama alışkanlığının psikolojik yönüdür. Oldukça karmaşık olan bu süreçte önemli olan kişinin kendi mantığını kullanarak bir yol çizmesidir.

Geçmişte yaşananlar, stres seviyesi, kişisel duygular, hayata karşı inanç sistemi gibi farklı bakış açıları kişiden kişiye göre değiştikçe harcama alışkanlıkları da değişebiliyor.

Burada önemli olan kişisel faktörler veya çevresel faktörleri tespit ederek psikolojiyi derinlemesine inceleyebilmektir.

Harcama alışkanlıklarının psikolojisi anlaşılmak istendiğinde kişi öncelikle kendini tanımalıdır. Oldukça karmaşık olan bu psikolojik süreci doğru şekilde yönetebilmek için satın alma sürecine sürükleyen duygunun temelini doğru şekilde analiz edebilmek gerekir.

Davranışlar ve Finans Sistemi

Davranışlardan yola çıkarak finansal sistemi oluşturmanın sebep olabileceği zararlar içgüdüsel hareket etmekten kaynaklanır. Bireyin harcama kararını daha iyi şekilde alabilmesi ve kontrolü elinde bulundurabilmesi için psikolojik farkındalığı daha yüksek şekle getirmesi gerekir.

Burada önemli olan alışveriş yapmadan önce sadece ihtiyaçları belirlemek ve duygusal boşluğa yer vermemektir. Stres anında yapılacak alışveriş kişiyi zarara uğratabilir.

Çöküş anlarında ihtiyaç olunmayan herhangi bir ürüne yönelmek daha mümkündür. Süreci doğru şekilde analiz ettikten sonra artan farkındalıkla birlikte psikolojinin bütçe üzerindeki net etkisi daha şekilde anlaşılabilir.

Bilinçsiz harcama kişinin finansal hedefinden uzaklaşmasına sebep olur. Bu durum İlerleyen zamanda kişinin kendini daha kötü hissetmesine neden olur. Önemli olan bu döngüyü kırabilmek ve ruhsal tükenmişlikten uzak durmaktır.

Harcama Alışkanlıklarının Psikolojisi Neden Önemlidir?

Harcama alışkanlıklarının psikolojisi neden önemlidir

Bireyin parayla kurmuş olduğu ilişki içerisinde Harcama alışkanlıklarının psikolojisi oldukça kıymetlidir. Kişinin sadece ihtiyacını karşılamak amacıyla değil bazen kendini iyi hissedebilmek amacıyla da harcamaya yöneldiği bilinmektedir.

Sosyal açıdan kendini daha iyi seviyede hisseden, stresle başa çıkmakta zorlanan ya da herhangi bir boşluğu doldurmak isteyen bir kişi de harcamada bulunabilir. Bu alışkanlık zamanla kişinin hayatının temeline oturur ve finansal kararlar verirken tüm maddi durumu etkileyecek bir seviyeye ulaşabilir.

Kişinin harcama psikolojisini daha iyi anlayabilmek mümkündür. Birey sadece tasarruf sağlayabilmek veya borçlarından kurtulabilmek için psikolojik harcama sürecini yönelmez.

Bununla birlikte ileriye dönük finansal bir özgürlük hedefini var olan bir kişi de bu süreci sağlıklı şekilde değerlendirmeye çalışır. Uzun vadede hedefe ulaşabilmek amacıyla harcama alışkanlıklarının psikolojisi anlamak gerekir.

Bir kişi neden alışveriş yapıyor? Bu alışveriş sırasında acaba hangi duygusal ihtiyacını karşılamaya çalışıyor? sorunun cevabı verildiği anda var olan maddi gücün daha mantıklı şekilde kullanılması mümkün hale gelecektir.

Aksi bir durumda kişinin tüketim alışkanlığının arka planındaki sebepler bilinmedikçe çözüm yolları da geliştirilemez. Maddi olarak kişinin kendine çöküş sürecine götüren bu durum psikolojik temellendirme yapılmadığında daha büyük hasara sebep olabilecektir.

Tüketim Kararlarını Etkileyen Psikolojik Faktörler Nelerdir?

Birey tüketime başladığında almış olduğu kararı etkileyecek pek çok psikolojik faktör bulunur. Bu süreç genellikle mantıksal olarak görülebilir fakat arka planda tüketim kararını etkileyen duygusal süreçler veya çevresel süreçlerde yer alabiliyor.

Tüketim Kararını Etkileyen Psikolojik Faktörleri Şöyle Sıralayabiliriz

1 – Tüketim kararını etkileyen psikolojik faktörlerin başında duygular gelir. Kişi mutlu olduğu anda harcama alışkanlıklarının psikolojisi ile stresli olduğu anda yaptığı harcamaları değerlendirdiğinde aradaki farkı daha net şekilde hissedecektir.

Can sıkıntısı nedeniyle yapılan alışverişler aslında doğru bir kararın neticesi değildir. Duygusal durumlar tüketim kararları üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bu etkinin olumsuzluğu uzun vadeli birikim planına da zora sokabilir.

2 – Tüketim kararını etkileyen bir başka faktör sosyal çevredir. Aile, arkadaşlar içinde bulunan çevrenin yönlendirmesinden kaynaklı olarak tüketim tercihleri de şekillenmektedir.

3 – Tüketim kararını etkileyen bir diğer faktör kişinin kendisini başkalarıyla kıyaslamasıdır. Rekabet ortamında statü elde edebilmek veya kendini başkalarından daha üstün hale getirebilmek amacıyla ihtiyaç olmayan ürünlere yönelik harcama yapılabiliyor.

Bu durum yetim kararını etkileyecek psikolojik bir etki olarak görülüyor. Kişinin günlük hayatındaki alışkanlıkları alışveriş sürecine de doğrudan etkiliyor. Düzenli bir aylık maaşı olan kişi her dönemi bir fırsat olarak görebilir.

Elbette ki bu kişiden kişiye değişir kendisine şımartmak veya ödüllendirmek isteyen bir kişi ya da indirim döneminde alışveriş yapmanın doğru olduğuna karar veren bir çalışan bu süreçte kişisel alışkanlıklarından etkilenerek tüketim kararları verebilmektedir.

Duygusal Harcama Nedir Ve Nasıl Kontrol Altına Alınır?

Duygusal harcama aslında kişinin kendini yönetmekte zorluk çektiği bir sürecin başlangıcıdır. Stresli anlarda kişinin kişi kendisine bir ödüllendirme mekanizması içerisinde bulunabilir. Mutsuz anda alışveriş yapan bir kişi geçici olarak yapmış olduğu bu eylemin neticesinde pişmanlık yaşayabilir.

Duygusal harcama tamamen kısa vadeli rahatlatma üzerine kurgulanmış bir süreçtir. Fakat şunu unutmamak gerekiyor. Uzun vadede finansal açıdan kişinin kendini daha kötü hissetmesine sebep oluyor.

Duygusal harcamadan kaçınarak bu süreci daha kontrollü hale getirebilmek ve sağlıklı şekilde yönetebilmek için farklı avantajlar bulunuyor. Peki bu durumda süreci nasıl sağlıklı şekilde yönetmek mümkün olabilir? Kişinin harcama yapmadan önce duygusunu tanımlaması gerekir.

İçinde bulunulan anda kişi kendini mutsuz mu hissediyor? Canı mı sıkkın yoksa yalnızlık duygusu mu hakim? Bunu fark ederek alışverişe çıkmak gerekiyor. Duyguları kontrol altına almak isteyen bir kişi alışverişe çıkmadan önce bir liste yapmalıdır.

Harcamaları bir kağıda yazarak bu kağıt üzerinden alışveriş yapmak mantıklı olacaktır. Kişi kendini ödüllendirmek istediğinde harcama yapmak dışında farklı alternatiflere yönelebilir.

Örneğin ↵ çok sevmiş olduğu bir diziyi izleyerek kendine ödüllendirip gereksiz harcamadan kaçınabilir.

Bireylerin özellikle teknoloji çağında en büyük yanılgısı online alışveriş sistemidir. Duygusal boşluk içerisinde olan bir kişi online alışveriş sürecinde kendini kontrol altına alabilmek için 24 saatlik zaman dilimini iyi değerlendirmesi ve bu süreçte sabırla beklemesi gerekir.

Her zaman için duygusal Harcama alışkanlıklarının psikolojisi ile tetikleyicileri fark etmek ve bu farkındalıkla hareket etmek gerekir.

Alışveriş Bağımlılığı Psikolojisi Nasıl Gelişir?

Bireyin maddi olarak zarara uğramasına sebep olan alışveriş bağımlılığı psikolojisini geliştirmek mümkündür.

Alışveriş yapma dürtüsünü kontrollü şekilde yönetmekte zorlanan bir kişi davranışlarını bu bağımlılıktan kurtaracak faktörlere yönelerek süreci daha sağlıklı şekilde yönetebilir. Öncelikli alışveriş bağımlılığı psikolojisini doğru şekilde analiz edebilmek gerekir.

Kişi zamanla hayatında bir anlam eksikliği olduğunu fark etmeye başladığı anda oluşan boşluğunu alışveriş yaparak doldurmaya çalışabilir. Bunu fark ettiğinde aslında bu psikolojik zararı olumlu bir enerjiye çevirebilir. Birey yeni eşyalar alarak kendini daha iyi hissedebilir.

Bu durum özgüveni düşük olan kişilerde daha çok fark edilen bir davranış şeklidir. Bireysel olarak mutsuzluk içerisinde olan, stres altında olan veya anksiyete geliştiren bir kişi geçici olarak rahatlama isteği duyar ve bu sebeple alışverişe yönelebilir.

Kişiden kaynaklanan sebepler dışında içinde yaşanılan toplumdan kaynaklanan sebepler de vardır. Tüketimin odakta olduğu bir kültürel yapı içerisinde olan kişi toplumsal baskı nedeniyle mutluluğu veya başarıyı harcamada bulabilir.

Bu sürecin tedavi edilmesi gerekir. Tedavi edilmediğinde psikolojik farklı sorunlar ortaya çıkabilir. Kişinin kendinin farkında olması gerekli görülen yerlerde sınır koyabilmesi ve gerekirse psikolojik bir destek alarak süreci daha sağlıklı şekilde yönetebilmesi önemlidir.

Bilinçaltı Etkilerle Oluşan Harcama Alışkanlıkları

Harcama alışkanlıkları

Bilinçaltı etkilerle oluşan harcama alışkanlıklarının psikolojisi genellikle çocukluktan gelen travmalardan kaynaklanır. Ekonomik travma adı verilen bu psikolojik süreçte bireyin harcaması çocuklukta gelen deneyimlere dayalı olarak gelişir.

Sürekli olarak zayıflık ve kıtlık bilinci ile büyüyen bir kişi yetişkinlik döneminde aşırı tutumlu hale gelebilir veya bu durum tam zıttı bir etki oluşturur. Bu birey savurgan şekilde harcama yapan birine dönüşebilir.

Bilinç altındaki kalıpları doğru şekilde anlamak bu süreci daha sağlıklı şekilde yönetebilmeyi sağlayacaktır. Harcama alışkanlığı üzerinde tamamen bilinçaltının etkisi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Kişi kendini değersiz hissettiğinde, para biriktirmenin oldukça zor olduğunu düşündüğünde ya da para harcamadığında hayatın anlamsız hale geldiği gibi bir fikre kapıldığında bilinçaltının etkisiyle zararlı harcamalara yönelebilecektir.

Bu sebeple geçmişten gelen veya ön yargı olarak harcama sürecini etkileyen tüm bu olumsuz bilinçaltı sürecini olumluya çevirmek gerekir. Bilinçli farkındalık oluşturarak paranın nasıl harcanması gerektiğine dair olumlu bir yargıya varan bir kişi zamanla kendini daha iyi hissedecektir.

Burada önemli olan belirli zamanlarda yapılan çalışmalar ve terapilerle olumsuz inançları ortadan kaldırabilmek ve bilinçaltını zararlı harcama alışkanlıklarından temizleyebilmektir.

Reklamların Harcama Psikolojisi Üzerindeki Etkisi

Reklamların harcama alışkanlıklarının psikolojisi üzerinde doğrudan bir etkisi vardır. Günümüzde psikolojik manipülasyon adı verilen bu teknikler kullanılarak kişinin duygularına hitap edebilecek bir saldırı başlatılır. Reklamlar sadece bir ürünün tanıtımı için yapılan propaganda gösterisi değildir.

Bununla beraber bireyin harcama psikolojisi üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Reklamlarda kullanılan psikolojik teknikler ve manipülatif hareketler kişinin kendini zamanla sorgulamasına sebep olabilir.

Acaba bu ürünü almazsam kendimi daha mı kötü hissederim? Mutluluğun asıl kaynağı bu ürüne sahip olabilmek midir? sorularını kendine sormaya başlayacaktır.  Reklamların büyüleyici etkisi kişinin kendine daha başarılı olabilmesi için sadece o ürüne ihtiyacı olduğu fikrini öne çıkarabilir.

Bazı durumlarda yapılan reklamlarda manipülatif yönlendirmelerde bulunur. Sınırlı stok imajı çizilerek ortaya konan ürün kişinin kendini bilinçsiz şekilde savunmasız hale gelmesine sebep olabilir.

Bu durum aniden harcama kararı vermesinde etkilidir. Günümüzde influencer pazarlama tekniklerinin en temelinde de bu yatar. Kişinin sevebileceği ve ilgi duyduğu popüler isimler üzerinden yapılan satışlar her zaman daha fazladır.

Pazarlama teknikleri bu sebeple kişinin harcama alışkanlıklarının psikolojisi ve bilinçli kararı üzerinde olumsuz bir etkiye sahiptir. Tüketicinin reklamları izlerken verilen mesajların farkına varması gerekir. Ancak bu sayede reklamların psikolojik etkisini kırmak mümkün olacaktır.

Finansal Özgürlük İçin Psikolojik Harcama Kontrolü

Finansal özgürlük için psikolojik harcamanın kontrollü şekilde ele alınması gerekir. Bu süreçte amaç daha çok para kazanmak değil var olan parayı bilinçli şekilde kontrol edebilmektir. Maddi açıdan kontrollü yükseliş sürecini hedefleyen bir kişi zamanla finansal özgürlüğe kavuşacaktır.

Bu sebeple harcama alışkanlıklarının psikolojisi kontrollü şekilde ilerletebilmesi için bazı püf noktaları dikkat etmek gerekir. Kişinin günlük hayatında harcamasını tetikleyebilecek herhangi bir duygusu var mı? Bu duyguların ana temelini bulmak ve iyi analiz edebilmek gerekir.

Aylık alınan maaşın %20’sini yatırım amacıyla köşeye aktarmak ve bunu zamanla alışkanlık haline getirmekte önemlidir. Yapılacak alışverişlerde listeleme tekniği kullanılmalı ihtiyaçlar veya istekler olarak iki farklı sınıf oluşturulmalıdır.

Bu oldukça önemli bir adımdır. İhtiyaç olunmayan ürünlere yönelmenin önüne geçebilmek için böyle bir formül geliştirmek gerekir.

Bireyin harcamalarını dikkatli şekilde takip etmesi ve her hafta bir değerlendirme yapması da harcama kontrolü için önemli bir adımdır. Bireysel olarak kişinin finansal açıdan ortaya koyduğu hedefler de aslında harcamalarını daha kontrollü hale getirecektir.

En azından kişi belirlemiş olduğu hedef uğruna yapacağı yatırımlar ile finansal özgürlüğünü daha rahat ulaşabilir. Bu sayede gereksiz harcamalar yapmaktan da uzak kalınacaktır.

Bütçeleme Alışkanlıklarında Psikolojik Yaklaşımlar

Bireysel açıdan bütçe oluşturmak oldukça önemli bir alışkanlıktır. Bütçeleme alışkanlığının psikoloji üzerinde oldukça büyük etkisi bulunmaktadır. Bütçe yapmak aslında ekonomik açıdan teknik bir süreci beraberinde getirse de arka planda psikolojik bir sürecin varlığını da işaretidir.

Bazı kişiler bütçe kelimesinin kısıtlama olarak algılayabilir. Bu durum kontrol hissinin varlığını daha çok açığa çıkarır. Bu sebeple bütçeleme alışkanlığının psikolojisini doğru analiz edebilmek gerekir. Psikolojik açıdan bütçeleme alışkanlığına etkileyecek stratejiler arasında en etkilisi 48 saat kuralıdır.

Kişinin harcama yapmadan önce erteleme alışkanlığı geliştirmesi gerekir. Bekleme sürecinde aslında bu harcamanın duygusal bir boşluktan kaynaklı olarak gerçekleştiğini anlaması daha mümkün olacaktır.

Harcamayı erteleme alışkanlığını geliştiren bir birey daha rahat bütçe yapabilir ve finansal özgürlüğüne daha kolay şekilde ulaşabilir. Harcama yapmadan önce bireysel olarak bir duygu’ya sarılmak gerekir.

Elde bulunan bu bütçe gereksiz harcama yapılmadığında ileride kişinin hayatını garanti altına alacak ve özgürlüğe kavuşmasını sağlayacaktır. Huzurun temelinde aslında bütçeleme yatar, fikrini geliştiren bir birey kendisine daha kontrollü hissedebilecektir.

Bireysel harcama alışkanlıklarının psikolojisi yaparken kişinin kendine kategorilere ayırarak psikolojik yaklaşım geliştirmesi gerekir.

Yapacağı harcamaların zorunlu bir harcamamı keyfi bir harcama mı yoksa duygusal boşlukta alınan kararla yapılan harcamama olup olmadığını belirlemesi ve listeleme yapması uygun görülüyor.

Hedefe ulaşma yolunda kişinin bütçeyi bir ödül aracı olarak kullanması da faydalı olacaktır. Psikolojik açıdan daha etkili bir bütçeleme oluşturmak isteyen kişinin bu tarz psikolojik hileleri başvurması oldukça fayda sağlayacaktır.

Psikolojik Tetikleyiciler Ve Anlık Harcama Kararları

Psikolojik tetikleyiciler ve anlık harcama

Psikolojik tetikleyiciler ve anlık harcama alışkanlıklarının psikolojisi aslında içsel psikolojinin bir yansımasıdır. Kişi can sıkıntısının sebebi ile alışveriş yapma duygusunu ortaya çıkarabilir. Bu psikolojik bir tetikleyicidir. Anlık olarak alınan harcama kararı bireyin maddi gücünü zayıflatır.

İçinde bulunan yorgunluk sürecinde verilen kararlar aslında kişinin gerçeklik algısını da zayıflatan bir etkidir. Sadece olumsuz duygulara da odaklanmamak gerekir. Birey mutlu olduğunda kendini ödüllendirmek amacıyla da alışverişe yönelebilir.

Psikolojik tetikleyici olarak görülen bir başka sebep strestir. Stres kişinin anlık harcama yapmasına sebep olabilir. Stresten kaynaklı olarak kişi kendini çıkmazda hissedebilir ve şımartma duygusu açığa çıkar. Bu dürtünün etkisiyle alışveriş yapma ihtiyacı hissedebilir.

Kişinin psikolojik açıdan alışveriş yapma sürecini etkileyecek tetikleyicilerin farkında olması önemlidir. Alışveriş alışkanlığını denetim altına alabilmek için harcama alışkanlıklarının psikolojisi kritik bir değere sahiptir.

Bireyin anlık harcama kararı alırken şunu rahatlıkla söyleyebilmesi gerekir; “Yapacağım bu harcama ne kadar doğru?” , “Şu anda neden harcama yapıyorum?” gibi soruların yanıtını vermesi aslında örtülerini daha rahat şekilde kontrol altına almasını sağlayacaktır.

Harcama Alışkanlıklarını Değiştirmek İçin Bilinçli Stratejiler

Harcama alışkanlıklarının psikolojisi değiştirebilmek için bilinçli stratejiler geliştirmek gerekir. Harcama alışkanlığını değiştirmek isteyen bir kişi bilinçli şekilde gerçekleştirdiği çabalar sayesinde bu süreci daha olumlu hale çevirebilir. Alışkanlıklar bilinçli bir yaklaşımla yeniden şekillendirilebilir.

Harcama alışkanlıklarını değiştirmek isteyen bir kişi öncelikle kendi finansal hedeflerini belirlemelidir. İleriye dönük ev almak mı isteniyor? yoksa yüklü borçlar mı kapatılacak? bu soruların yanıtını vererek yola çıkmak gerekir.

Günlük olarak yapılan harcamalar tek tek listelenmeli ve bu yönde bir bilinçli strateji geliştirilmelidir. Kişinin her ay düzenli olarak yatırımı yapabileceği otomatik bir sisteme bağlanması da faydalı olacaktır.

Duygusal boşluğa düşmeye fırsat vermeden harcama yapmaya alternatif farklı davranış kalıpları geliştirilmelidir. Gerekli görüldüğünde finansal koçluk hizmetinden faydalanarak danışmanlık desteği alınabilir.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere,

Anıl UZUN